• What Does Mean In Dream?


Türkçe Sözlük

“Altın Bölüm” ya da “Altın Kesit” de denir. Herhangi bir geometrik biçimde, varlığı estetik bir üstünlük sayılan oran. Parçalar arasındaki orantıda, küçük parçanın büyük parçaya oranı, büyük parçanın bütün parçaya oranına eşittir. Cebirsel olarak; a/b= b/ (a/b) biçiminde ifade edilir. Parçalar arasındaki oranın değeri olan 1.618 “altın sayı” adını alır. Altın oran, geometrik olarak iki kareden oluşan bir dikdörtgenin köşegeni aracılığıyla kurulur. Antik Çağdan bu yana matematikçilere ve sanat kuramcılarına konu olan Altın oran, bu adı XIX.yy da almıştır.... Türkçe Sözlük

Read More...

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., den öksüz vardiya, gemide kısa akşam nöbeti.... İngilizce - Türkçe Sözlük

Read More...

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) her, her bir, her biri; her türlü. every bit as much tam onun kadar. everyfour days dört günde bir. every now and then, every now and again ara sıra, arada bir. every once in a while arada bir. every other day iki günde bir, günaşırı. everyother pers... İngilizce - Türkçe Sözlük

Read More...

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). pahalı, masraflı.... İngilizce - Türkçe Sözlük

Read More...

İngilizce - Türkçe Sözlük

pirit.... İngilizce - Türkçe Sözlük

Read More...

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (s.) altın; altın para; servet, zenginlik; altın rengi, sarı renk; yaldız, dore; (s.) altından yapılmış. gold amalgam civalı altın. gold basis altın esası; piyasanın altın fiyatlarına göre ayarlanışı. gold beater varakçı. gold beetle altın gibi par... İngilizce - Türkçe Sözlük

Read More...

İngilizce - Türkçe Sözlük

Afrika'da Altın Kıyısı .... İngilizce - Türkçe Sözlük

Read More...

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) altın, altından yapılmış; altın renginde; çok kıymetli, fevkalade; gönençli. Golden Age Yunan ve Roma ef- sanelerinde geçen, insanların barış ve mutluluk içinde yaşadıkları eski bir devir; altın (çağ.) golden eagle kaya kartalı; altın kartal. gold... İngilizce - Türkçe Sözlük

Read More...

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) Compositae familyasmdan uzun saplı bir sarı çiçek .... İngilizce - Türkçe Sözlük

Read More...

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) saka kuşu, (zool.) Carduelis carduelis; karabaşlı iskete; bunlara benzer birkaç sarı kuş .... İngilizce - Türkçe Sözlük

Read More...

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) havuz balığı, kırmızı balık, (zool.) Carassius auratus.... İngilizce - Türkçe Sözlük

Read More...

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) sarı bukleli saçları olan kimse; düğünçiceği, (bot.) Ranunculus .... İngilizce - Türkçe Sözlük

Read More...

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) kuyumcu .... İngilizce - Türkçe Sözlük

Read More...

Teknolojik Terim

Cep telefonu şebekesi üzerinden veri transferi sağlayan paket temelli servistir. GPRS en iyi koşullarda maksimum 32 – 48 kbps veri aktarımına olanak sağlamaktadır.... Teknolojik Terim

Read More...

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. ucuz, masrafı az. inexpensively z. ucuza.... İngilizce - Türkçe Sözlük

Read More...

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kadife çiçeği, bot.Tagetes erecta. bur marigold su keneviri, bot. Bidens tripartita. corn marigold altıncık, bot. Chrysanthemum segetum.... İngilizce - Türkçe Sözlük

Read More...

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. yankesici.... İngilizce - Türkçe Sözlük

Read More...

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. cebe yerleştirmek, cebe koymak; cebine atmak, (slang) iç etmek; gizlemek, saklamak, bastırmak.... İngilizce - Türkçe Sözlük

Read More...

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. cep; para, maddi imkân; çukur, gedik; bilardo masasının dört köşesindeki çukurcuklardan her biri; içinde maden cevheri bulunan ufak kovuk; hav. hava boşluğu; semt. pocket battleship cep zırhlısı. pocket money cep harçlığı. in one's pocket nüfuzu al... İngilizce - Türkçe Sözlük

Read More...

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. cüzdan; ufak boy kitap, cep kitabı; cep defteri.... İngilizce - Türkçe Sözlük

Read More...

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. çakı.... İngilizce - Türkçe Sözlük

Read More...

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. saniye ölçer saat, duraklı saat.... İngilizce - Türkçe Sözlük

Read More...

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. örnek kumaş parçası.... İngilizce - Türkçe Sözlük

Read More...

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. bakmak, dikkat etmek; beklemek, gözlemek; fırsat kollamak; tetikte olmak; gözkulak olmak; bekçilik etmek, nöbet beklemek, nöbetçi olmak; gözetmek; gözetlemek, seyretmek; sabahlamak. watch for beklemek, yolunu gözlemek. watch out dikkat etmek. watch... İngilizce - Türkçe Sözlük

Read More...

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. cep veya kol saatı; bekçilik, gözetleme; uyanıklık; nöbetçilik, nöbet tutma; nöbetçi, bekçi; devriye; nöbet yeri veya süresi; eskiden gecenin bir kısmı; den. nöbet, posta, vardiya; den. aynı vardiyada nöbet tutan tayfalar. watch band kol saatı kay... İngilizce - Türkçe Sözlük

Read More...

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. saat kapağı veya mahfazası.... İngilizce - Türkçe Sözlük

Read More...

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. bekçi köpeği; kanunsuz veya umuma zararlı hareketlere karşı tetikte olan kimse veya makam.... İngilizce - Türkçe Sözlük

Read More...

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. tetik, uyanık. watchfully z. tetikte, uyanık olarak. watchfulness i. uyanık oluş.... İngilizce - Türkçe Sözlük

Read More...

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. saatçı.... İngilizce - Türkçe Sözlük

Read More...

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. bekçi.... İngilizce - Türkçe Sözlük

Read More...

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. nöbetçi kulesi, bekçi kulesi.... İngilizce - Türkçe Sözlük

Read More...

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. parola; düstur.... İngilizce - Türkçe Sözlük

Read More...

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. rejimle kilosunu ayarlayan kimse.... İngilizce - Türkçe Sözlük

Read More...